Eczacılık Sektöre Nereye Gidiyor / Evriliyor

Bugunlerde sektörden kiminle konusursanız size sektördeki dönüşümden bahsedecektir, eski alışkanlıkların neler olduğu

nu ve bunlardan kurtulup yepyeni ufuklara açılmamız gerektiğinden bahsedecektir.Sektörün belki de bugun en büyük avantajı bu dönüşümün bir ihtiyaç olduğunun farkına varılmasıdır.Peki bu dönüşüm ne şekilde ve nereye doğru yaşanacaktır,bunu gerçekleştirebilmek için atılacak somut adımlar nelerdir?

Ama bundan önce bu süreç ne zaman nasıl başladı bir hatırlamak da fayda var.Aslında herşey 2002 yılında devletin saglık harcamalarını uzun vadeli kontrol altına alabilme amacını güderek, sağlık sektöründe daha farklı bir politika gütmesiyle başladı.SGK, ilaç fiyatlarının düşmesi, referans uygulamaları gibi faktörler eczacıların reçeteli ilaç satışlarına ciddi darbe vurmuştur ve vurmaya devam ediyor.Yani aslında eczacılıktaki bu dönüşüm bir iç motivasyona değil dış faktörlere bağlı olarak ilerledi ki tüm düntadaki radikal değişiklikler ve yenilikler bu tip zorunluluklardan sonra ortaya çıkmıştır.

Bu süreçler sadece türkiye’de değil tüm dunyada gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerde yaşanmıştır yada yasanmaktadır.Bunun temel sebebi doğum oranlarının azalmasına bağlı olarak yaşlanan nufuslar ve kronik hastalıkların giderek artıyor olmasıdır.Tüm ülkeler bu 2 sebepten ötürü sağlık harcamalarını kontrol altına almanın formüllerini aramış ,önemli bir kısmı özellikle 1990 ve 2000 li yıllarda bununla ilgili adımlar atmıştır.

Peki bunun eczacılık söktörüne yansıması ne olmuştur? Artan maliyetlere ragmen eriyen cirolar ve karlar işletmenin yönetimini oldukça zorlaştırmıştır ve yeni çıkış yolları aramaya itmiştir.Bunları temelde 2 grupta toplarsak OTC (elden satılan recetesiz ürünler) ve Kişisel bakım ürünleri (dermokozmetik,anne bebek ürünleri,besin destekleri ve diger tüm kişisel bakım ürünleri)

Fakat tamda işte burada denklem zorlaşmaktadır, çunku bu ürünlerin tüketiciler ile buluşturulması ilaçtan çok farklı olmakla beraber, farklı yetkinlikler gerektirmektedir,farklı stratejilerin uygulanması ihtiyacını dogurmaktadır.

Bu kadar farklı ürünü Stokta taşımaya başlamak demek profosyonel-bilinçli bir stok ve portfoy yönetimi yapmayı zorunlu kılar, aksi takdirde “net işletme sermayesi” nde erimeler meydana gelir ve nakit akışında ciddi problemler meydana gelir.Belki satış ve karlılık artmaya başlamış gibi gozukebilir ama bu nakit akışında yaşanan sıkıntılar ve yatırımın geri dönüşümün zamanında gerçekleşmemesi ciddi problemler meydana getirebilir, bu nedenle sadece bu ürünleri koyup satayım demek yeterli değildir, bunun nasıl secileçeği ve zaman içerisinde nasıl optimize edileceği konusu son derece önemlidir.

Sonrasında bu ürünlerin “tüketici alışkanlıkları”na göre raflara ve teşhirlere dizilmesi konusu önem kazanır,dogru ürünü bulundurmak yetmez onu nasıl sergileyeceğiniz de çok önemlidir ,adına tanzim teshir dediğimiz bunu apayrı bir uzmanlık konusudur, içinde serbest alan, dikey-yatay blok yerleştirme, el-göz hizasının kullanımı,raflarda navigasyon(tüketicilerin aradığını kolayca bulabilmesi için yönlendirmeler),fiyatlandırma, ürünlere verilecek raf paylarının ayarlanması,tüketiciye verilecek mesajlar, trafik yönüne göre eczanenin dizayn edilmesi, ve raflarda/teshirler ürünlerin kolayca algılanıp ihtiyac uyandırabilmesi için yapılması gereken daha bir çok detayı barındırır

Bunların dısında ise eczacılarımızın rekabetteki en buyuk avantajı olan Danışmanlık...

Dunyada ve türkiyede perakendeceliğin geldiği noktayı düşündüğümüzde eczacılık sektoru olarak daha gidilecek çok yolun olduğunu söyleyebilirim.

47 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör